21 Ekim 2014

İçim gidiyor

İçim gidiyor sana. Nedenini, niçinini biliyorum. Elimde olmayan her şeyi öyle yada böyle kadere bağladığım şu günlerde, tüm suçu üstlenmek istiyor bir yanım. O yanım, senden çok kendime pişman. Kaçıyorum. Perçem kestirmiş olmama dua ettiren yüz kapamalarım oluyor hatta. Donuk bakışlarım ve nerede dursa eğreti olan uçları yara parmaklarım var. Hepsinden ayrı ayrı tiksiniyorum. Sevdiği her şeyden ölesiye bir aşkla kaçması insanın, en kolayı. Ama en acıtanı aynı zamanda.

Bu şehrin kullanım süresi en fazla 1,5 yıl olmalı. Sonrası uzatmalara giriyor. Canım sıkılıyor, aklım bulanıyor, öfkem şekilden şekile girip sonunda yine beni vuruyor. Ne adam akıllı bir şey yazabiliyorum, ne eskisi gibi hayal kurabiliyorum. Yapmaktan hoşlanacağım her şeyden ve yanında olmaktan mutluluk duyduğum belki tek insan olan senden kaçıyorum.Yeşil montlu birinden, turkuaz bir çift göz, ve hep aynı kelimelerle bağıran bir sesten nefes nefese kaçıyorum.
10.05.2014

Hiç yorum yok: